17 Kasım 2014 Pazartesi

bi o tarafını, bi bu tarafını düşündüğüm şeyler ve akımdan geçip gidenler,gitmeyenler, kararsızlıklarım, birden çok kararlarım

Yazmaya karar verdim günümün çoğunu meşgul eden ikilemlerimi.

- dünden başlayalım; B. , arabadan inerken, konuşuruz dedi. Suratıma bakışı, yani bakış şekli beni huzursuz etti.. Aslında o uzun telefon konuşmasından sonra bir anda zaten yeni geldiği ofise geri dönmesi gerekliliği de acaip geldi. Olabilir, kilit bi pozisyonda çalışıyor işinin çıkması normal olabilir. Ama ya öyle değilse :) işte burada başlıyor, ya sıkıldıysa, 'burada n'apıyorum ben yaa' dediyse, ondan gittiyse. Peki ama neden ofis bahanesi. Açık değil mi? Onunla gelmek isteyeceğimi bilmiyor mu, ofise giderse kolayca reddedebilir, eşlik etme isteğimi. Zaten sonradan bana yazdığı ilk cümlelerde de, vapura binmişken gerek kalmadığını öğrenmesiyle ilgili. Ama tabii ki bu normal, yani en son öyle ayrılmışınız, bu konuyla ilgili bilgi vermeye başlamasından daha doğal ne olabilir. Peki sen kendini düşün, öyle yapmaz mısın, senin bildiğin birşey var, doğruyu söylemediğin, karşı tarafı daha çok inandırmaya çalışmaz mısın, üstüne daha çok konuşmaz mısın. Ama aramızda öyle birşey yok ki, yani benim uykum geldi, çok yorgunum, gitmem lazım diyince, ben bunu normal karşılamaz mıyım, sıkıldım dese, ne derim ki, haklısın derim. Ama biliyoruz ki beni kırmak istemiyor, böyle söylerse kırılacağımı düşünüyor, ofise gitmesi gerektiğini söyleyerek sözde, beni kırmıyor. Zor iş, peki ben bunları niye ona sormuyorum. Yapabilir misin? Birinin suratına bakıp, ' bana o sırada doğruyu söylememiş olman ihtimal olabilir mi' diyebilir misin, aklından geçen herşeyi diyebilir misin. Peki şimdi ben ne yapacağım? İçimden gelen, kandırılmadığımı düşünmek, gerçekten işinin çıkmış olması.. ama öbür ihtimal de çok olası geliyor bee (16 Kasımla ilgili)

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

<< Ana Sayfa